Demirciliğin Öyküsü

Demirciliğin öyküsü medeniyetin öyküsüdür. Medeniyet Bir demirci ustasının elindeki çekiçle şekillendi. Türkler, demirciliği kutsal meslek olarak tanımlar, demirci ustasını ise yol gösterici bir bilge olarak kabul eder. Adalet için çekilen keskin kılıç, bir çiftçinin elindeki orak demirci ustasının eseridir, hürriyet destanındaki baş kahraman bir demircidir. 

Kurt bir delik buldu, gitti,
Bir demirci takip etti, 
Ocak yaktı taş eritti,
Açıldı yol kapağımız! 

Demirciye Bozkurt dendi
Han tanındı, taç giyildi,
Yoldan önce kendi indi,
Sağ elinde bayrağımız! 
Ziya Gökalp – Ergenekon

Türkler medeniyet hamlesini demiri sertleştirerek elde ettiği üstün silah gücüyle gerçekleştirmiştir. Türk maden sanatının uzun bir gelişim süreci vardır. Bu süreç, Orta Asya’dan Selçuklulara onlardan da Osmanlılara aktararak yapım tekniği geliştirerek ve form bakımından zenginleşerek seyrini devam ettirmiştir.

Bayrakları zırhları siyah demir,
Bilekleri ve külahları demirden,
Sen yeryüzü demir diyeceksin.
Süngüleri havada bir zırh sayacaksın,
Yer ve dağ demir oldu diyeceksin. 
Firdevsi -Şehname

Türklerde demir, savaş, tarım ve günlük kullanım amaçlı araç gereçlerin dışında mimarinin de temel unsurlarından biridir. Türk yapı mimarisinde sadece Türklere has tarz ve bezemelerle süslenmiş dövme ve dökme demirden yapılan adına lokma, kafes ve şebeke denen korumalar kullanılmıştır. Osmanlı döneminde ise farklı coğrafya ve kültürleri barındırması sebebiyle doğal olarak çeşitli süsleme geleneklerinden etkilenmesi söz konusudur. Ancak Bununla beraber gerek motif ve kompozisyon açısından, gerekse Türklere özgü sadelik bakımından Türk süsleme gelenek ve kültürünün ürünleri, Türk Sanatının yakın ilişkide bulunduğu diğerlerinden çok kolay bir biçimde ayırt edilebilir. Türkler kendilerine özgü bir üslupla Avrupa’daki örnekleriyle kıyaslandığında geometrik şekilleri, sade ve düz çizgileri kullanmayı tercih etmişlerdir. Bu örnekleri cami, medrese, han, hamam ve saray gibi pek çok tarihi eser de görmek mümkündür. Ancak ne yazık ki, Türk demircilik tarihi ile ilgili yeterli akademik çalışma yapılmamış, bu alanda çalışmalar yapan zanaatkârlar ile ürettikleri eserleri kayıt altına alınmamıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında açılan mеslеk okullarına yurt dışındаn davet edilen öğretmenlerin yetiştirdiği sanatkârlar ve yaptığı işler önemli bir yere sahiptir. Son dönem Türk demirciliğine emeği geçenler arasında, İstanbul’un birçok semtindeki sayısız başarılı çalışmalarıyla karşılaştığımız Mehmet, Ethem, Süleyman, Aydın, Salih, Pertev, Leon, Artin, Ali Soku gibi ustaları ve yaptığı birçok sanatsal çalışması uluslararası organizasyonlarınca ödüllendirilen Orhan Savaş’ı sayabiliriz